Eğitim

Kübra Yapıcı’nın Cenaze Töreninde Adalet Çağrısı: Aile ve Toplumun İsyanı

Burdur’da, borç nedeniyle ormanda öldürülüp cesedi yakılan Kübra Yapıcı’nın cenaze töreni, adalet talebinin yükseldiği bir protestoya dönüştü. Törende, acılı baba Yunus Yapıcı’nın dile getirdiği sözler, dinleyenleri derinden etkiledi. Baba Yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde ve eski bir çalışan tarafından gerçekleştirildiğini öne sürerek, idam cezasının geri getirilmesini talep etti.

Antalya’nın Serik ilçesinde yaşayan Kübra Yapıcı, 30 Nisan 2026 tarihinde gece yarısı ailesinden habersiz kayboldu. Babası Yunus Yapıcı’nın kayıp başvurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, Kübra’nın bir kafede Ata Berk Sezen ve İlyas Umut Dalğar ile birlikte bulunduğu belirlendi. Yapılan gözaltı işlemleri sonucunda, Dalğar, Kübra’yı ormana götürüp, borcu nedeniyle tabancayla öldürdüklerini ve cesedini gömüp daha sonra yakarak bazı parçalarını baraj sularına attıklarını itiraf etti.

Olayın ardından, İlyas Umut Dalğar ve Ata Berk Sezen tutuklandı. Yapıcı’nın cesedine dair bulunan parçalar, DNA testiyle doğrulandıktan sonra ailesine teslim edildi. Cenaze, Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesindeki Maarif Merkez Camisi’nde düzenlenen bir törenle toprağa verildi. Törene, aile üyeleri, yerel yöneticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Baba Yunus Yapıcı, tören sırasında kızı için gözyaşı döktü ve cenazesi gözyaşlarıyla defnedildi. Baba, kızının katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmasını isterken, “Bu kişilere verilen ceza yeterli değil, idamını talep ediyorum. Kadın cinayeti ve çocuk cinayetleri için özel idam cezası çıkarılmalı. Kimse para için insan öldürmemeli,” dedi.

Yunus Yapıcı, kızının ölümüne neden olanların arkasında bir örgüt olduğuna inandığını ifade ederek, “Bu insanlar kiminle borç alacaklarını biliyorlardı. Kübra, kendisine verilmiş olan borç için hedef seçildi,” şeklinde konuştu. Ayrıca, olayın arkasında başka bir kadının daha olduğunu ve bu kadının planları organize ettiğini düşündüğünü belirtti.

Kübra Yapıcı’nın trajik ölümü, toplumda büyük bir infial yaratırken, adalet arayışı devam ediyor. Tüm bunlar, insanların güvenli bir yaşam sürme hakkının ihlal edildiği bir durumu gözler önüne seriyor.